Geçenlerde haddimi bilmeyerek Kıpırcan’la azacağım tuttu. Ondan sonra tabi akşam nefesim daraldı, ayaklarıma kramplar girdi, yattığım yeri bilemedim. O an kafama dank etti doğuma ne kadar az kaldığı. Aslında abisine çektiyse daha çok bekleriz ama bu kız zaten aşağıda oturuyor. Ben de hastane çantamı hazırladım.Buyrun tecrübeli hamişten hastane çantası listesi:
1. Anne için bir takım çıkış kıyafeti
2. Bebek için çıkış takımı
3. Anne ve baba için diş fırşçası, "seyahat boyu" diş macunu, şampuan ve duş kremi
4. Terlik: Banyoda kullanılabilecek rahat cinsinden
5. Rahat ayakları sıcak tutan çorap
6. Anne için emzirme sütyeni, emzirme pedleri ve lanolinli meme ucu kremi
7. Eğer saklanacaksa kordon kanı kutusu
8. Eşime pijama: Km gece hastanede refakatçi kalacaksa
9. Not defterim ve kalemim
10. Yedek saç tokası (saçlar uzun), tarak, dudak ve eller için nemlendirici krem (susuzluktan insan kuruyor)
11. Gerekirse sancıların sürelerini tutmak için dijital saat.
12. Breathe Right: Geçen sefer iterken burnumdan nefes alıp vermeye çalışmıştım ve burnum tıkanınca acayip rahatsız olmuştum. Bu sefer breathe right'lara güveniyorum.
Şu an çantaya koyamayıp kapıya not astıklarım:
1. Gözlüğüm ve lens losyonum: Doktor itme sırasında lensin gözde kalması zararlı olabilir demişti.
2. Fotoğraf makinası ve kamera
3. iPod
4. El çantam: İçinde kimlik, cüzdan ve cep telefonum var. Zaten gözlük hariç fotoğraf makinam, not defterim, kalemim ve iPod'um da genelde çantamda oluyor.
Bilerek almadıklarım:
1. Bebeğe veya bana bir sürü kıyafet gecelik, bebek bezi vs.: Hastaneden verilen gecelik ve bebek kıyafetlerini kullanmak bana daha kolay gelmişti. Hastanenizde bunların verilip verlimediğini bilmiyorsanız veya kendinizinkini kullanmak istiyorsanız bunlardan da ufak ufak almanız gerekebilir.
2. Yiyecek içecek: Epidural i yiyince zaten birşey yiyip içirmiyorlar. Gerekirse hastanede kafeterya ve otomatik satış üniteleri var.
3. Makyaj malzemesi; Normalde makyaj yapmaya üşenen bir insanım. Doğumdan sonra hiç işim olmaz.
En son hastaneden çıkarken bebek için araba koltuğu gelecek.
Bunun yanısıra acil durum planı yapıp aile efradına gönderdik ve buzdolabına astık. Kapıya kışlık rahat sabo terliklerimi koydum. Hani evden çıkarsak eğilip ayakkabı giymekle uğraşmayayım, fırt terlikleri geçireyim ayağıma. Kıpırcan kime teslim edilecek o son dakika belli olur. Eğer Kımılnaz da vaktini geçirirse ev dolu olacak zaten.Acil durum planı:
1. Doğum yapacağım hastane, en yakın hastane, kadın doğum doktorumun telefonu ve bütün aile efradının telefonları cep telefonuna kaydedildi.
2. Geçen hafta bir cadde kuzeyde başka binaya taşınan doğum yapacağım hastanenin adresi ezberlendi ve gidilebilecek değişik rotalara bakıldı. Hastane turu için randevu alındı.
3. Eski doğum plan kağıdımıza baktık. Aşağı yukarı aynı. Tekrar cüzdana koyduk.
4. 1 ve 2 numaradaki bilgileri yanımda ve yakınımda olması muhtemeln tüm aile efradina e-mailledik. İnşallah okumuşlar, çıktıları alıp gerekli numaraları kaydetmişlerdir.
Ekleme: Biraz erken ama yatak çarşaflarını değiştirirken altına koruyucu kılıf ve tek kullanımlık koruyucu altlık örtü koydum.
Kıpırcan’ın doğumuna sallana sallana gittiğim için panik hali olur mu, olursa ne olur kestiremiyorum ama çanta hazır en azından.







Aldığınız oyuncak ve büyük ürünler ile beraber gelen kağıtları hemen atmayın. Bu ürünleri için "register" yani kullanıcı kaydınızı yaptırırsanız, recall (geri çağırım) haberlerini direk alabilirsiniz.
Kış yaklaşırken eminim birçoğunuzun doktoru sizin ve bebek ve çocuklarınızın grip aşısı olmasını tavsiye etmeye başlamıştır. Benim şahsi görüşüm – ki hakikaten bilimsel bir kaynak veya dayanak gösteremeyeceğim bir görüşüm – iklimlerin ısınması ile beraber kışın ortaya çıkan virüslerin kar ve don görmemesi sonucu daha uzun ortalıkta kalması ve gittikçe daha da kuvvetlenmesi. Eskiden de grip olurduk ama böyle nakavt olmazdık. Kısa bir süre grip sezonu olurdu. Annelerimiz camı pencereyi açar soğuk soğuk havalandırırlardı evi, rahatlardık. Şimdi ne kar yağıyor, ne don oluyor. Virüsler ortalıkta cirit atıyor. Okullarda, yuvalarda çocuklar sapır sapır dökülüyor.
Yapılabilecekler:
12 gündür ne bloga yazarak ne de blog arkadaşlarımı ziyaret ederek bir rekor kırmış bulunuyorum. Bütün bu iki hafta boyunca aslında hep bilgisayar başında iş yapıyordum. İşler o kadar yoğundu ki en sonunda vücüdüm S.O.S. sinyalleri verince perşembe gününü hasta izni alıp yatakta dinlenerek geçirdim. Bu daha Kımılnaz gelmemiş hallerimiz.


Kımılnaz’ın beklenen doğum tarihine 9 hafta kaldı. Henüz tamamlamadık dönemi ama iki hamileliğim arasında şimdiye kadar gözlemlediğim farkları listelemek istedim:

