
Türkiye'ye gelince hep şikayet mi edeceğiz? Bu da sadece Türkiye'de bulabildiğim, sevdiğim şeylerin listesi.
Türk deterjanlarının hastasıyım. En son karadut toplarken ağacın altında kayıp poposunun üstüne oturan Kıpırcan'ın yeni şortuna Amerika'da ne yapsam fayda etmemişti. Renkli Clorox'ta bile beklettim. Burada bir yıkamada o artık yıkana yıkana pişmiş leke çıktı. Amerika'da deterjanlarının (Tide falan) kendine faydası yok. Seneler evvel 10 kiloluk Ariel çuvalı okyanus ötesine taşıyan anneme hak veriyorum. Dönüşte ilk iş Hispanik marketine gidip, oradan mavi boncuklu Ariel deterjan almak olacak.
Algida dondurmaların hastasıyım. Hele ki o karadutlu bilmemneli Magnum. Divine!!!!!
Akdeniz balığının hastasıyım. Bıraksan ben hergün balık yerim. Levrek, Çipura, Lüfer, İstavrit. Sadece sebze, meyve ve balık. Amaaa...
Cemil Cemal Ustaların Uludağ Kebapçısında döner kebap ve şıra ikilisine hastayım. Döner kebabın hasını istiyorsanız bir Bursalı olarak göstereceğim tek adres Uludağ Kebapçısıdır.
Bir hafta daha tadını çıkaracağım. Sonra gelecek seneye kadar bunlar yok.
Fotoğraf: Denizli'ye inerken uçaktan gözüken, Çardak'a yakın Acıgöl. Buradan çamaşır deterjanlarının içindeki Soda maddesi çıkarılıyormuş. Hemen yanında iki kimya fabrikası mevcut. Uçaktan görünüşü gerçekten çok etkileyiciydi. Çektiğim fotoğraflarda gölün tamamını alamadığım için Google Maps'ten görüntü aldım.


















