Cuma, Kasım 06, 2009

Amerika'da Okul Öncesi Eğitim - I


Chicago'da gelecek senenin yuva ve ilkokul başvurularının yapıldığı bu dönemde okul öncesi eğitim ile ilgili yazı yazmak uygun düşer.

Okul öncesi ve ilkokul eğitimi ile ilgili bazı kurallar ve uygulamalar eyaletten eyalete farklılık gösterse bile temeller genelde aynıdır. Önce terimlerden başyalalım.

  • Çocuğunuz 0-3 yaş aralığında ise Daycare
  • Çocuğunuz 3-4 yaşında ise Preschool
  • Çocuğunuz 5 yaşında ise Kindergarten'a gidecek demektir.
  • Çocuğunuz 6 yaşında ilkokula (Elementary School) başlar ama mesela Chicago'da o sene ilkokul 1 e başlaması için 1 Eylul tarihinden evvel yaşını tamamlamış olması gerekmektedir.
Bununla bağlantılı olarak:
  • 0-3 bebeklere Infant
  • 3-12 ay (veya yürüyene kadar) Baby
  • 1 (veya yürümeye başladıktan sonra)-2 yaş çocuklarına Toddler
  • 3-4 yaş çocuklarına Preschooler
  • 5 yaşındaki çocuklara Kindergartner
diye hitap edilir. Sonra 1st Grader, 2nd Grader... diye devam eder.

Amerika'da Daycare ve özel preschool'lar yerel (eyalet) DCFS (Department of Children and Family Services) birimlerine bağlıdır. Açılmak için buradan izin almak, çocukların kayıtlarını buraya göndermek zorundadırlar. Okullarla ilgili bir sorununuz olduğunda buraya da danışabilirsiniz.

Daycare'ler büyük çoğunlukla özel kuruluşlardır. Devlet okullarında eğitim Preschool'dan başlar. Bunlar da genelde haftada 5 gün, günde 2-2.5 saatlik programlardır. Chicago'da yaklaşık 20 kadar ilkokulda Tuition-based denilen tüm gün programlar vardır.

Çoğu daycare ve preschool 6.30 da açılır ve 6 ya kadar açık kalır. Çocuklar buradayken yedirilir, içirilir, altları değiştirilir, oyunlar oynanır, öğle uykusuna yatırılır.

Bazı Preschool'lar tuvalet eğitimi olmayan çocukları almaz. Sebebi ise sınıflarında alt değiştirmeye imkan veren yapının bulunmamasıdır. Mesela tuvalet sınıf dışındadır ve öğretmen bir çocuğun altını değiştirmek için tüm sınıfı bırakamaz. Bazı okullar 2. yaştan itibaren almaya başlıyorlarsa 3 yaşındaki çocuğunuzu 2 yaş grubu ile başlatıp tuvalet eğitimine yardımcı olabilecekleriniz söylerler. Yine sebebi 2 yaş sınıfında tuvaletin alt değiştirmeye imkan verecek şekilde sınıfın içinde olmasıdır. Henüz bezden kurtulamamış preschooler ları kabul eden okullar biraz daha yüksek fiyat isterler.

Çocuğunuz tam gün daycare veya preschool'a gidiyorsa okulda öğle uykusu uyuyacaktır. 2 ile 4 veya bazen 5 yaş arası çocukları uyutmak için cot denilen brandadan yer yatakları çıkarır, battaniyeleri üstüne örter ve yatırırlar. İnanılmaz ama o kalabalıkta çocuklar uyuyor. Büyüyen veya kendiliğinden öğle uykularını erken bırakan çocukların da bu saatlerde cot larında sessizce yatıp dinlenmeleri gerekiyor. Kıpırcan'ın şu anda gittiği okulda 5 yaşına kadar öğle uykusu var. Kıpırcan normalde hayatta yatak odasına gitmese bile okulda yatıp diğer çocuklarla dinleniyor ve hatta bazen uyuyor. Yarım gün gitmesine rağmen uyku vakti sonrası alıyorum çünkü evde hayatta yatmaz. Ama okulda dinleniyor ve hem ona hem bize iyi oluyor. Kendisi de şikayetçi değil, hatta dinlenme saatinde konuşan kızlardan çok şikayetçi.

Uyku saatinde genelde perdeleri kapatıp, işikleri söndürüp, battaniyeleri kafalarına kadar örtüp müzik cdsi açıyorlar. Bazısı uvaa uvaa ağlarken, hemen yanındaki çocuk uyuyor olabiliyor. Kıpırcan'ı geçen sene öğle uykusu vaktinden evvel aldığım için görüyordum. Oyun oynadıkları alanda uyuyorlar ve öğretmen başlarında, uyumayan çocuğun gidebileceği bir yer yok. 2.5-3 saatlik programlarda ise bu uyku faslı yok.

Devlet okulların Preschool'larına gitmek istiyorsanız önce Mahalle (Neighborhood) okulunza bakmalısınız. Her okul bölgesinde (school district) cadde cadde belirlenmiş Neighborhood School Maps (yani haritalar) vardır. Bir caddenin kuzeyinde veya güneyinde oturmakla gideceğiniz okul değişebilir. Neighborhood okulunuzun dışında bir devlet okuluna kayıt için başvuru formu doldurmak zorundasınız. Ancak mahalle çocuklarından sonra yer mevcutsa girebilirsiniz ki bu ekonomide artık herkes çocuklarını devlet okullarına veriyor, biraz zor. Mahalle okuluna ise Nisan sonu Mayıs ayı başında gidip kayıt (register) olmanız yeterli. Önceden başvuruya gerek yokç Preschool programlarında da sınıf kapasitesi az olduğundan (genelde her sınıfta 10; sabah 2 öğleden sonra 2 sınıf varsa toplam 40 çocuk) Preschool programları için mahalle okulunuz olsa bile erkenden gidip register olmanız gerekebilir.

Devlet Preschool'ları Ağustos sonu başlar, Mayıs'ta biter. Özel kuruluşlarda ise genelde Preschool dahil sene boyunca devam eder.

Amerika'da, en azından benim yaşadığım Chicago'da okul öncesi programlarda gerek özel okullar olsun, gerek devlet okulları olsun Türkiye'de alıştığımız usül servis otobüs veya minibüsleri mevcut değildir. Devlet okullarında etrafta hep gördüğümüz sarı otobüsler kullanılır. Onların da bir sürü şartı vardır. Okuldan 1.5 milden daha uzakta oturuyor olmak. Bazı okullarda da 1.5 milden uzak ama 6 milden daha yakın oturmak şartı var. Mahalle okullarında ise hiç mevcut değil. Chicago'da sadece Regional Gifted, Classical, Magnet ve Magnet Cluster tipi okullarda mevcut.

O yüzden çalışıyorsanız, çocuğunuzu işten önce bırakıp, işten sonra alabileceğiniz saatleri olan özel kuruluşlar daha uygun olabilir. İlkokul zamanı gelince ise okul öncesi ve okul sonrası programlar araştırmaya başlamak gerek.

Chicago'da Çocuklarla - Chicago Park District yazımda bahsettiğim oyun saatleri ve de Preschool programlarını da araştırmanızı tavsiye ederim. Ben geçen sene Kıpırcan'ı Park District'e gönderdim ve çok memnun kaldım. Yaz Programını (Summer Play Camp) ise Kıpırcan en sevdiği okul olarak anar hala.

Okul öncesinde kilise ve Jewish Center'ların da daycare ve preschool'ları mevcuttur. Bunların bazıları çocukların ille de hristiyan veya musevi olmasını talep etmemekte ve de dini eğitim vermemektedir. Yani buraya giden diğer dine mensup çocuklar da vardır. Bazen bazı daycare, müzik veya oyun okulları kiliselerin odalarını kullanırlar. Bizim gittiğimiz iki Music Together programı ve bir oyun okulu öyleydi mesela. Music Together ve oyun saatlerine biz de beraber gidiyorduk zaten. Daycare veya Preschool programları için de detaylı araştırabilirsiniz.

Çalıştığınız veya okuduğunuz üniversitenin veya işyerinin daycare imkanı olabilir. Üniversitelerde hem çalışan ve okuyanlara hem de dışarıdan ailelerin çocuklarına eğitim veren Preschool'lara mevcuttur. Bunlar genelde iyi olarak bilinir. Chicago'nun en bilinenleri:
Univ of Chicago Lab School
Northwestern University Preschool

Bazı özel daycare'ler ve preschool'lar çok talep gördükleri için hep doludurlar. Ancak bir çocuk çıktıktan sonra yeni bir çocuk alabilirler. Bunlara önceden sıraya girmek gerekebilir. Bunları iyi araştırıp, gerekiyorsa önceden sıraya çocuğunuzun ismini yazdırmalısınız. Bazı okullar ise preschool ve kindergarten sınıfları için çocuk ve ebeveyn ile ön mülakat ve test isterler. Bunlarada bir önceki seneden başvurmak gerekir (mesela bu aralar). Ama normalde yeri mevcut özel bir daycare'e veya preschool'a çocuğunuzun yaşı ve tuvalet eğitimi istedikleri şartlara uygunsa istediğiniz ay veya hafta okula başlatabilirsiniz.

Okul fiyatları da gayet geniş bir aralıkta değişir. Ücretler bazı okullarda dönemlik, bazılarında aylık, bazı daycarelerde de ise haftalık olabilir.

Bu genel bilgilerden sonra okul arama, araştırma, inceleme, bulma, başvurma ve kayıt işlemleri bir sonraki yazımda olacak.

Perşembe, Kasım 05, 2009

Hamilelikte Aşı

"Aşı" bu aralar herkesin hassas noktası. Bu yazdığım yazı doktorunuzun tavsiyesi yerine geçmez. Doktorunuz gibi medikal eğitimim yok. Bu yazıyı sadece bilgilenmeniz ve size sunulanları sorgulamanız amacıyla yazıyorum.

Bu yazıyı geçtiğimiz ay hamileliği sırasında doktorlar tarafından grip aşısı olması tavsiye edilen ve aşıdan sonra grip aşısının işinde Thimerosal denilen ve cıva (mercury) ihtiva eden bir koruyucu olduğunu öğrenmelerinden sonra yaptığımız konuşmalar üzerine yazıyorum. Her iki arkadaşım da Amerika'da, Chicago'da yaşıyorlar.

Grip aşısı bu dönemde herkesin yakından öğrendiği üzere virüs (bazı aşılarda canlı, bazı aşılarda ölü) ve bir takım koruyucu maddeler içeriyor. Senelerdir grip aşısının içinde Thimerosal denen cıvalı koruyucu bir madde mevcut. Yani her sene grip aşısı oluyorsanız virüsle beraber bu madde de vücudunuza giriyor.

Amerika'da hamile ve 3 yaş altı çocuklara içinde Thimerosal olmayan (Thimerosal free flu vaccine) öneriliyor. Ama bu aşıyı bulmak o kadar da kolay değil. Madem cıvasız aşı var, neden geri kalan (mesela oğlum 4 yaşında) çocuklara civalı aşı yapılıyor diyebilirsiniz. Bizim suçumuz ne? Çünkü aşının içindekileri ve kullanılabilirliğini tedarik zinciri boyunca cıvasız korumak zor.

Doktorlar da özellikle kışın doğum yapacak anne adaylarına illaki ve şiddetle grip aşısı öneriyorlar. Çünkü bebeğin ilk altı ayı, hem bebeğin bağışıklık sisteminin zayıf olduğu hem annenin bünyesinin zayıf düşeceği, evde çalışan kişinin eve virüs taşıyabileceği, özellikle kardeş varsa okulda virüs getirebileceği bir dönem olduğu için doktorlar bebeğin bu dönemde ağır bir grip geçirmesi riskinin, aşının yapacağı yan etkilerden daha yüksek olduğuna inanıyorlar. Hakları da var.

Ama şu da var ki cıva fetüse, özellikle ilk trimesterde zararlı bir madde. Bu yüzden iki seçeneğiniz var.

1. Ya cıvasız aşı isteyeceksiniz. (Thimerosal free flu vaccine) Doktorunuzun ofisinde yoksa, kendiniz eczaneleri arayıp sorun.
2. Bizim yaptığımız gibi evde diktatör usulü hijyen kurallarını uygulamaya sokup, bünyelere bağışıklık sistemini kuvvetlendirici takviye yapıp kışı atlatmaya çalışacaksınız.

Eğer doktorunuz size civa zehirlenmesi olasılığından dolayı hamileliğiniz süresince balık yemeyin diyor, ama cıvalı grip aşısı yaptır diyorsa lütfen doktorunuzla ciddi bir konuşma yapın. "Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu"nu tercüme etmek zor olabilir.

Hasta olarak önceden araştırmak ve bilgilenmek çok ama çok önemli. Bilinçlı hasta olmak yazımı lütfen okuyunuz.

Thimesoral hakkında detaylı bilgi:
General Questions and Answers on Thimerosal
Thimesoral in vaccines
Seasonal Influenza Vaccine Supply for the U.S. 2009-10 Influenza Season

How much thimerosal-free influenza vaccine is expected to be available for the 2009-10 season?

For the 2009-10 season, manufacturers project producing approximately 50 million doses of thimerosal-free or preservative-free (trace thimerosal) influenza vaccine.

--------------------------------------------------------------------------------------
Bir anne adayı blogdaşın aynı bilgiler ışında vardığı farklı sonucu da yazıma ekliyorum. Yorumları da okuyabilirsiniz.

ycurl dedi ki...

Evet hakli olabilirsin ama pubmednetten son yayinlanan bilimsel makalelerden birisinde soyle bir sey var:Delivering influenza vaccine to pregnant women.

Evet FDA asilar icinde kullanilmasi gereken miktari dusurdu ama kullanilan miktarlar oldukca dusuk gorunuyor: Thimerosal Content in Some US Licensed Vaccines

Arti baligi gec high fructose corn surup iceren yiyeceklerde bile az miktarda uretiminden dolayi civa bulunuyor. (http://ehjournal.net/content/8/1/2) Ve isin aci tarafi bu calismada bulunan miktarda asida bulunan miktarin epey ustunde. Arti ne kadar cok urunun icinde HFCS bulundugunu yazmak bile icimden gelmiyor. tabii yillarda vucutta bir sekilde akumule ettigimiz civa miktari da ayri bir konu.
Ben asi oldu. Hamileyim ve tek vurusluk koruyucu madde olanlardan oldum. Acikcasi hamileligin devaminda virus kapip cikan sonuclara katlanmaktansa risk almak gerektigine inanlardanim. Ah yine de bu kisisel bir tercih. Ama baligin icinde civa var diye yemeyin diye doktorlarin ayni zamanda icinde HFCS icermeyen ginger ale icmeyin diye de listeye eklemesi gerek.

Bookmark and Share

Çarşamba, Kasım 04, 2009

Bilmece Bulmaca

İnmeyen ateşle geçen bir haftasonu ve akabinde ortakulak enfeksiyonu teşhisi dolayısı ile blogdan uzak kaldım. Halihazırda yazı da olmayınca hareketsiz kaldı blog birkaç gün. Ama Pratik Anne ve yavrular olarak boş durmadık. Bir sürü şeyler yaptık. Sırasıyla paylaşacağım.

BİLMECE BULMACA

KARA KEDİ NEREDE? Katil tohum nedir?
AGAÇ NEREDE? 2-B size neyi hatırlatıyor?
BALTA NEREDE? 2006 senesinin Ağustos ayında Tuzla'da bir arazide gömülü ne bulunmuştur?
SU NEREDE? Cahit Aral kimdir?
İNEK NEREDE? Rahmetli Hopdediks lakaplı Bayram Kuzu kimdir?
DAĞ NEREDE? Ege'de enerji alanında yapılan büyük yatırımlar nelerdir?
********

KARA KEDİ NEREDE? AĞACA ÇIKTI: “AB topluluğuna uyum” ayağına çiftçilerimize kakalanan, ekildiğinde verdiği ürünlerin çekirdekleri veya tohumları bir daha ürün vermeyen ve böylece çiftçilerimizi her sene büyük tohum firmalarından tohum almaya zorunlu bırakan kamikaze tohumlardır. Bunlar da GDO dur. Zaten senelerdir ülkemizde, topraklarımızda, manavlarımızda, sofralarımızda mevcutturlar.

Rivayet odur ki bu tohumlar önce çiftçilerimize ya bedavaya ya da çok ucuza verilmiştir. Ziraat Fakültesinin yakınından uzagından geçmemiş, herşeyi “Devlet Baba”dan bekleyen çiftçim ise başına geleni anladığında babayı ziyadesi ile yemiştir.

Bonus soru: Bu tohumlar için ayaklanan çiftçi, kurulan facebook grubu veya örgütlenen bireyler gördünüz mü?

AGAÇ NEREDE? BALTA KESTİ: Bu sorunun cevabını çoğunuz hatırlamış olabilirsiniz. Çünkü e-maillerde ve Facebook'da TEMA'nın “1 milyon imza toplarsak 2-B leri sattırmam” mesajı hala dolaşıyor. Hala imzalayan var. Ama 2-B yasası 2009’un Ocak ayında kabul edildi ve onaydan geçti. Hesap edin kaç ay geçti? Ne oldu? Sizce duruyor mu bu araziler?

Bonus soru: Peki buralarda da doğa intikam almaya kalkar sel veya toprak kayması olur da hayatını kaybedenler ne olacak?

Niyazi

BALTA NEREDE? SUYA DÜŞTÜ: Sizi fazla heyecana sokmadan “zehirli atık varilleri” diye cevabı vereyim. Bunlardan daha sonra İzmir’in Mustafakemal Paşa şehrinde de gömülü bulundu. Romanya ve İtalya’nin Karadeniz’e boşalttıkları ise ara ara Karadeniz sahillerine vuruyor.

Bonus soru: Bu atıkları oraya gömenlere ne oldu?

Evet, cevabı bildiniz. Zengin oldular zengiiiin. :)

SU NEREDE? İNEK İÇTİ: Kendisi çay içişi ile meşhurdur. Çernobil dersem belki biraz hafızanız gıdıklanmaya başlar.

Şimdi bir etrafınız bakın. Kaçınızda tiroid bozukluğu var; kaçınız veya kaç tanıdığınız lenfoma teşhisi ile tedavi gördü veya görüyor.

Hala hatırlayamadıysanız kendisi Çernobil faciası sonrası televizyonda "Bu çaylar tertemiz, bakın ben de içiyorum hüüüfffppp" diyen zamanın bakanı.

İNEK NEREDE? DAĞA KAÇTI: Kendisi siyanürle altın arama çalışmalarını protesto edenlerin simgesi olmuş bir Bergama köylüsü. Oğlu vefatından sonra çıkıp, “Babam ölmeden evvel, oğlum bu protestolara katılmayın dedi. Çevreciler beni kullandı. Altının bize zararından fazla yararı oldu diye itirafta bulundu” demiş.

Bonus soru: Şu anda sizce kaç şehirde, madenlerde siyanürle altın aranıyor?

Google'dan benim bulduğum Kazdağı, Bergama, Tunceli, Artvin, Uşak…

DAĞ NEREDE? YANDI BİTTİ KÜL OLDU: Millet rüzgar enerjisi, güneş enerjisi diye yırtınıyor. Amerika'da kasırgada yerle bir olan bir şehri (Greensburg, KS) tamamen yeşil, kendi enerjisini üreterek kendini idame ettirebilir, atıkları en aza indirecek şekilde yeniden inşa ediyorlar. Bizim hükümet güneşin batmadığı, rüzgarın ve akarsuların eksik olmadığı Ege'ye termik ve nükleer enerji santralı için yatırım yapıyor.

********

Siz bu yazıyı okurken 1-2 kişi daha Facebook'daki "Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar'a (GDO) HAYIR Diyenler" grubuna üye oldu. 10-15 kişi birbirine e-maille Fikir Sahibi Damakların GDO bültenini iletti. Bir kısmı da Twitter'a Yılmaz Özdil'in trajikomik yazılarından birini post etti.

Falan filan…

Bookmark and Share

Çarşamba, Ekim 28, 2009

Proje 1 - Okuma köşesi için minder koltuk (bean bag chair)

HEPİMİZİN CUMHURİYET BAYRAMINI KUTLUYORUM.

Bu aralar annem de buradayken harıl harıl bir sürü iş çıkardım kendime. İlk iş uzun zamandır kafamda olan çocuklar okuma minderlerini dikmek oldu. Vancouver'a gittiğimizde çocukların bayıldığı koskoca bir minder (bean bag chair) vardı. Onun kadar büyük yapamasam da tam çocuklara göre oldu bu minderler. Paylaşma sorunsalı olmasın diye de iki tane diktim. Odalarında oturmak için sadece IKEA Mamut sandalyeler var. Bunlar rahat rahat, yayılabilecekleri minderler. Tabiki bir de koşup koşup üstüne atlıyorlar.

Nasıl dikildiğini Thread Banger sitesinin Dorm Decor, "Bean" Bag Chair, Decor it Yourself videsonundan öğrendim. İngilizceniz olmasa bile görsel olarak anlaması çok basit. Video 1.30 uncu dakikada sadede geliyor. Ondan öncesi geyik.

Videoda 12 inch yarıçaplı patron kullanıyorlar. Ben 15 inchten yaptım.

Benden size iki püf noktası:

1. İlla karton bulup, ona yuvarlak çizip, kesip onu kullanmanıza gerek yok. Uzuuuun bir kağıt bulun. Ben mobilya paketlerinin içinden çıkan kağıtları saklamışım, onları kullandım. Bir ipi istediğiniz uzunlukta belirleyip, bir ucuna kalem bağlayın. Diğer ucunu başka biri dairenin tam ortasında tutsun. Siz de daireyi çizin. Umarım açık anlatabilmişimdir yoksa bu linkteki resme bakın. Sonra ilk daireyi çizdiğiniz noktadan iki çap mesafede yeni bir daire çizin. Arasına da videoda anlatıldığı gibi parabolleri çizin.




2. Kağıda iki daireyi ve ortasına parabolleri çizdikten sonra her tarafı eşit kesmek için kağıdı enine ve boyuna dörde katlayın ve öyle kesin. Yukarıdaki Kıpırcan'ın çektiği resimde benim patronu kestiğim gibi.

Patronu kesmek en zoru. Ondan sonrası çok kolay. Ben içine müslin astar, üstüne fitilli kadifeden fermuarlı kılıf diktim. Astarların içlerine Virgin bead denilen ufak köpükler ile kırpılmış sünger koydum. İçinin materyali ucuz değil. O yüzden çok da ucuza gelmiyor açıkçası. İlkini dikerken yanlış dikiş makinası ayağı kullandığım için uzun sürdü. Ama ikincisini yarım günde, otura kalka, çocuklarla oyalana oyalana tamamladım.

Çocuklare minderlere bayıldılar. Peki ilk işleri ne oldu? Hayır üzerine oturmak değil. Fotoğrafta görüldüğü üzere kılıfın içine girip şaklabanlık yapmak.


Bookmark and Share

Salı, Ekim 27, 2009

En sevilen çocuk oyunları

Bizim çocukların (ve muhtemelen tüm çocukların) en sevdikleri ve herşeyden önemlisi onları en uzun süre oyalayabilecek oyunlar sulu veya su ile alakalı, elleyip hem kendilerini ve hem ortalığı batırabilecekleri, elleri ile mıncıklayıp ovalayabilecekleri materyaller içeren oyunlardır.

İkinci sırada her zaman ortalıkta bulunmayıp, sadece biz verdiğimiz ve izin verdiğimiz zaman ellerine geçen makas ve uhu içeren aktivitelerdir.

Çocukları uzun süre oyalayacak ne yapsam da iki dakika "banyo yapsam; yemek hazırlasam; sakince bir kitap okusam vb" diyorsanız bu listeyi not edin ve de hayal gücünüz çerçevesinde geliştirin.

Ufak yaştan beri favorimiz baloncuklar (bubbles). Şimdiye kadar denediğim en kaliteli ve non-toxic bubbles suyu Gymboree Bubbles Oodles. Kıpırcan artık kendi bubbles yapabiliyor. Fotoğraf ise o 16 aylıkken çekilmiş.

Tabiki renkli sular.

Su doldurup boşaltma hem el ve parmaklarını kullanmalarını geliştirmek için faydalı, hem de oyalayıcı. Bu arada Kıpırcan irmik ile hunili kuru doldur boşalt aktivitesini bitirmiş.. Fotoğrafı yine işleri bittikten sonra çektim. Bu işleri genelde benim tek başıma birşeyler halletmem gerektiği zaman ortaya çıkardığımı anlamışsınızdır.
Parmak boyası. Kıpırcan genellikle belirli bir resim yapmıyor. Parmak boyalarının tüm renklerini avucuna alıp hepsini karıştırıyor, mıncıklıyor sonra ellerini kağıda sürüyor.


Su ve kum havuzu. Bu yaz başı Aldi'nin indirimlerinden aldığımız en hayırlı yatırımlardan biri. Fotoda tamamen kum dolu ama tek tarafını su ile doldurabiliyoruz.

Bu sene havalar hiç adam gibi ısınmadığından çocukları havuza fazla sokamadık. Ben de en sonunda en azından gemileri yüzdürsünler diye doldurdum. Kımılnaz soyunup kendini içine atmaya teşebbüs ettiyse de zorla ikna ettik.


Renkli traş köpüğü. Bu oyunun fotosunu çekene kadar tüm masa ve üstleri başları bulanmıştı. Materyaller birer tepsi, traş köpüğü ve gıda boyası. İlham kaynağı Chasing Cheerios. Detayları oradan alabilirsiniz. Ben masalarını banyoya taşıdım. Sonra bakmadım bile ne yapıyorlar diye. Uzun süre kıkırdama dışında hiç sesleri çıkmadı.

Ufak bebekler için kağıt yırtmaca acayip eğlenceli oluyor. Kullandığınız gazete veya dergi kağıtların mürekkeplerine dikkat etmeniz gerek.

Pazartesi, Ekim 26, 2009

Kitap Değerlendirme - Çocuğunuzun Öfkesini Gidermek İçin 55 Öneri

Ev kuralları tablosu, sorumluluk tablosu ile başlayan ve Müzik ile devam eden sakinleş(tir)me çabaları bu kitap ile devam ediyor.

Çocuğunuzun Öfkesini Gidermek İçin 55 Öneri
kitabı Martin Stiefenhofer'in 55 Öneri serisinin ilk okuduğum kitabı. Diğerlerini de edinip okumayı düşünüyorum.

Kitabın sevdiğim yanı çok kolay ve çabuk okunur olması. En fazla bir saatte biter. Disiplin üzerine felsefe geyiği yok. Direk tek tek metodları ve uygulamaları yazmış. Elinizin altında olsun, acil durum halinde camı kır, aç bak. O kadar kullanımı kolay.

İkincisi benim 4.5 senede onlarca kitabı okuyarak ve deneyerek toparlayabileceğim bir listeyi üç aşağı beş yukarı en kapsamlı hali ile toparlamış bu adam. Benim "Emotional İntelligence" veya "Emotional Coaching" kitaplarında okuyup denediğim ve işimize yaramayanlardan tutun da belki şimdiye kadar denemediğim bir kaç tane dahil herşey var. "Daha evvel neredeydin kitap!" diyesim geliyor.

Hap gibi bir kitap.

Çabuk ve fazla sinirlenen bir çocuğunuz varsa, İki yaş sendromundan geçtiğinizi düşünüyorsanız, her kitabı okudum diyorsanız bile bu kitabın elinizin altında bulunmasında fayda var. Belki daha fazla okumanıza gerek bile kalmayabilir.

İngilizce tercümesi yok. Martin Amca Alman. Artık bu derin konuda Almancamı kasmayayım diye Türkçesini aldım ama tercümesi güzel.

Bookmark and Share

Cumartesi, Ekim 24, 2009

Kitap Değerlendirme - Dumanı Üstünde, Candan Turhan

Benim gibi çorbacı iseniz, çocuklara sebzeleri en güzel sunum şeklinin çorba olduğunu düşünüyorsanız, yazın bile çorba arıyorsanız Dumanı Üstünde - Doyurucu Çorbalar , Kolay ekmekler kitabını edinmeniz gerek (hatta şart).

Bu kitabı nasıl kullanabilirsiniz:

1. Hergüne bir çorba deneyip (haftada 3-4 diyelim) bir sene boyunca hep farklı lezzetler tadabilirsiniz.
2. Buzdolabına ne yapacağınızı bilemediğiniz bir adet kabak ve bir paket donmuş brokoli bulup, Candan Turhan 'ın kitabından "Kabaklı Brokoli Çorbasını" bulunca EVREKAA diye bağırabilirsiniz.
3. "Aaa patlıcanın çorbası mı olur? Nasıl olur acaba?" diyerek kış günü mangalda patlıcan közlemeye kalkabilirsiniz.

Biz bu kitaptan henüz 12 çorba denedik ve parmaklarımızı yemediğimiz, "vaay, demek ki bildiğimiz çorbalar böyle daha lezzetli oluyormuş" demediğimiz bir tarife rastlamadık.

Tariflerle gelen hikayeler de bir o kadar güzeller. Ben arada yapmadan diğer tariflerin hikayelerini ve püf noktalarını okuyorum.

Böylece tek tek tariflerini denediğim ikinci bir yemek kitabım daha olmuş oldu. Ellerine sağlık, sayın Candan Turhan.

Dumanı Üstünde - Doyurucu Çorbalar , Kolay ekmekler
* Candan Turhan

Foto: Taze kekikli patlıcan çorbası

Dip not: Natural Active'den Cumhuriyet Bayramı hediyesi olarak "pratikanne" indirim kuponunuz 31 Ekim 2009, Cumartesi gününe kadar geçerlidir.

Bookmark and Share